• Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image

Kapya'nın ev sahibi Cunda

Sadece Cunda’ya has mezeler vardır burada, deniz kıyısında kurulan zengin çilingir sofralarını süsleyen. Papalina vardır, adabeyi vardır, istiridye vardır, sayısız Ege otu vardır. Her şeyden önemlisi, rakı içmenin de, balık yemenin de bir adabı, bir yordamı vardır...

… ruhunuza iyi geliyorsa, Cunda’nın her halini seversiniz. Yazını, kışını, gecesini, gündüzünü, dar sokaklarını, taş evlerini, sahil balıkçılarını, taş kahveyi, eski kiliseyi, okulu, kedileri, güneşin sakin sulardaki pırıltılarını, balıkçı teknelerini, zeytin ağaçlarını, karşıda belli belirsiz görünen Ayvalık siluetini.  Hüznünü, isyanını, yalnız bırakılmışlığını da yaşarsınız; dinginliğini, olgunluğunu, özgür ruhunu da. Ömür, doğumla ölüm arasına sıkıştırılamayacak bir mucizedir madem, Cunda bu mucizenin bir şehirde can bulmuş halidir

Biraz daha detaylı tanıyın Cunda’yı

Ayvalık’ın sahilinden bakıldığında görülebilen bu ada, Ayvalı’ı açık denize karşı koruyor sanki. Cumhuriyet sonrasında adaya Alibey Adası denilmesinin nedeni; Kurtuluş savaşında düşmana ilk askeri kurşunu sıkan Yarbay Ali Çetinkaya’dır. Cumhuriyet öncesinde ise adaya, Rumlar “Moshonis” (Kokulu ada anlamında) Türkler ise Cunda (yelken direğinin üst ucu anlamında) diyorlardı. Cunda adının nereden geldiği konusunda diğer bir yaklaşım ise; Piri reis’in kitab-I bahriyesi’nde sözü geçen Yund Adaları bu ada olduğu düşüncesidir. Günümüzde Alibey Adası’ndan çok Cunda diye bilinir.

Adanın solundaki boğaza Dalyan boğazı, sağındaki boğaza Dolap boğazı adı verilir. 1966 yılında Dolap boğazı’na 54 metre uzunluğunda bir köprü yapılmış ve bu köprü , “Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü” olarak Kabul ediliyor. Ayvalıkla Cunda Adası arasında bir ada daha var ; Lale Adası. Bu küçük ada ile AYVALIK ARASINDAKİ bağlantı 500 metre uzunluğundaki bir yolla sağlanıyor. Denizin doldurulmasıyla yapılmış bu yol 1817 yılında yapılmış ve 1960’lı yıllarda genişletilerek şimdiki halini almıştır.

Alibey Adası doğal güzellikleri ve tarihi yapıları nedeniyle koruma altına alınmış ve 1976 yılında Ayvalık ve çevresindeki 17.900 hektarlık alan doğal ve tarihi sit alanı olarak kabul edilmiştir. Alibey Adası'nda mübadele öncesinden, Rum Ortodoks cemaatinden kalma birçok kilise ve manastır mevcuttur.

Adadaki tarihi binalardan bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Çamlı Manastır/Taksiyarhis Ta Çamya : Ada merkezinden yaya olarak ve Patriça yolundaki Ekşi Çeşme'nin solundaki yol izlenerek yarım saatte varılabilir.
  • Koruyan Meryem Manastırı/ Panagias Tis Lekai :Ayvalık Dalyan Boğazı'ndan çıkışta sağda zeytin ağaçlarının arasından gözüken boğaza hakim manzaralı restore edilmiş özel mülk.
  • Ay Işığı Manastırı/ Ai Dimitri Ta Salina : Patriça 2. köyden yürüyüşle 45 dakika mesafededir.
  • Ayos Apostolos Manastırı/ Adaya giderken köprüyü geçtiğinizde soldaki sahil yoluna saptığınızda 500 metre mesafe sonra sağ yukarıdaki küçük tepeciktedir.
  • Tavuk Adası Manastırı / Ayiu Ionnu Tu Podromu : Alibey Adası'nın karşısındaki Tavuk Adası üzerinde inşa edilmiştir.
  • Güvercin Adası Manastırı / Ai Yorgi : Pateriça Körfezinin ortasında, andezitten oluşmuş küçük bir adanın üzerinde inşa edilmiştir.
  • İlyas Peygamber Manastırı / Profit İliya : Köprünün Ada'ya giriş yönünde 200 metre sonra deniz tarafındadır; temel kalıntılarından az miktarı geriye kalmıştır.
  • Kızlar Manastırı / Evangelistriya.